Türkçe | English    

Bu ebru kağıdının 962 Hicri (1554) yılına ait olduğu, Malik-i Deylemitarafından Güscistan'da yazılmış bu Ta'lik Kıt'ada ki Arapça tarihten anlaşılıyor. (U. Derman koleksiyonu)

Mıkleplerde Ebru
Mıkleplerde Ebru (Fuat Başar Koleksiyonu)

Necmeddin Okyay'dan önce yapılabilen çiçekli ebru (U.Derman-Koleksiyonu)

TC Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Hicri 1212-1215 (1798-1801)
TARİHÇE

Ebru sanatının hangi tarihten beri bilindiğini bugün kesin olarak söyleyemiyoruz ancak köklerinin 9. ve 10. yüzyıla kadar uzandığı varsayılmaktadır. Bilinen o ki, bu sanat, kağıdın tarih sahnesine girmesiyle gelişmiştir.

16.-17. yüzyılda Hindistan'da da ebru sanatını icra edilmekte, akkaseli ebru tekniğinin de uygulandığı bilinmektedir.

Japonya'da 10.-12. yüzyılda Sumi ressamlarının fırçalarını temizlemek için batırdıkları suda biriken boyaların başka bir kağıda alınarak oluştuğu tahmin edilen "Suminagaşi" tekniği günümüzde de yaşatılmaktadır.

Ebrunun başlangıç tarihinin bilinmemesinin nedeni, ebrucuların eserlerine imza ve tarih atmamış olmalarıdır. Osmanlı arşivlerinde bulunan binlerce ebruda imza olmaması da araştırmaları zorlaştırmaktadır.

Ebru sanatının en eski eserleri Uygur'lara aittir. ( Tahminen 800-1000 yıllarından önce) Buradan Buhara'ya, ipek yolu ile İran'a ve Anadolu'ya gelmiştir. 17. yüzyıldan başlayarak Batı'da da tanınmaya başlamıştır.

En eski ebru kağıdı 1554 yılına ait Malik-i Deylemi'nin talik yazı ile hafif ebru üzerine yazdığı yazısıdır. Hafif ebru bu sanatta hemen varılacak bir aşama olmadığından ebru'nun daha eski tarihlere dayandığı söylenebilir.

1608 yılında yazılmış olan "Tertib-i Risale-i Ebri" o devirde ebruya dair bilinenlerin bir araya getirildiği küçük bir bilgi hazinesidir. İstanbul'da beşyüz yılı aşkın bir süredir icra edildiği bilinen ebru, 17. yüzyıldan itibaren tüccarlar tarafından Avrupa ve Amerika'ya götürülmüştür. Avrupa'da ebru tekniğinin öğrenilip uygulanmaya geçilmesine rağmen her zaman Türk ebruları tercih edilmiştir. Halen Batı müzelerinde birçok ebru sanatçımızın eserleri bulunmaktadır.

Matbu ebrunun icadı ve ebru yerine zamanla siyah cild bezi kullanılmaya başlanması ebru ustalarının birer birer ebru yapmayı bırakmalarına neden olmuş ve bir süre bu sanat icra edilmemiş unutulmaya yüz tutmuştur. Makineleşmenin doğal sonucu olarak, tüm el sanatlarında olduğu gibi ebruda da gerileme olmuştur.

Üsküdar'daki Özbekler Tekkesi'nin ilk şeyhi Sadık Efendi, Buhara'da iken öğrendiği ebru yapımını burada da icra etmiş ve oğlu Şeyh Hezarfen Edhem Efendi'ye öğretmiştir. Edhem Efendi gibi bir hezarfen olan öğrencisi Necmeddin Okyay da ustasından öğrendiği ebru sanatına çiçek motiflerini kazandırmıştır ve yeğeni Mustafa Düzgünman'a ebru yapımını öğreterek Türk ebrusunun bugüne ulaşmasına vesile olmuştur.

Mustafa Düzgünman, dayısı ve ustası olan Necmeddin Okyay'ın çiçek motiflerini islah etmiş ve ömrünü bu sanata adamıştır.


Kaynakça :
- M.Uğur Derman, Türk Sanatında Ebru, Ak Yayınları Ltd., Nisan 1977
- Muin Nursen Eriş, Mustafa Esat Düzgünman ve Ebru, İst.Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları, Şubat 2007
- M.Uğur Derman, Osmanlı Ansiklopedisi- C.11,s.189


Ayda Aktay